Ücretsiz Deneyin

Kardelen Aris

Oyunlaştırma hangi bileşenlerden oluşur?

Oyunlaştırma hangi bileşenlerden oluşur?

Oyunlaştırma: Kullanıcı aktivitesini sosyal etkileşimi ya da davranışların kalite ve üretkenliğini arttırma gibi ‘iş hedefine yönelik’olarak, bu sistemdeki davranışların; ödül, liderlik tablosu, geri bildirimler, hikayeleştirme vb. ‘oyun elementleri’ aracılığıyla ‘içsel motive edicileri’ tetikleme özelliği olan oyunlara benzer bir çerçeveye sokulmasıdır. Oyunlaştırma, oyun harici alanlarda, insan odaklı bir tasarım yaklaşımı ile uygulanır.

Tanımdaki ögelere göre;

Kişisel gelişim ve oyunlaştırma

Kişisel gelişim ve oyunlaştırma

Kişisel gelişim; kişinin kendisini geliştirmesidir. Hedelerimize ulaştırmada bizi motive eden bir sürü teknik ve strateji içeren bir süreçtir. Başkalarıyla iyi ilişkiler ve iletişim kurmada adımlar atmaktır.
Kişisel gelişim önce insanların kendisini keşfetmesiyle başlar. Dünyanın değişmesini istiyorsak eğer, önce biz değişmeliyiz. İşte oyunlaştırma da tam bu değişim sürecinde en büyük yardımcınız olabilir.

İş'te Oyunlaştırma

İş'te Oyunlaştırma

Araştırmalara göre oyun oynayanların yaş ortalaması 31.

Her gün günlük olarak oyun oynayan kişi sayısı ise 10 milyondan fazla.

İnsanların topluluk, ekip ve görev içinde bulundukları her anda oyunlaştırma istenilen sonucu elde etmeye destek olabilir.

Oyunlaştırma, durağan süreçleri daha verimli ve etkili kılmaktadır. Günümüzde farklı alanlarda giderek artan oranda kullanılmaya başlanan oyunlaştırmaya yönelik çeşitli tanımlardan söz etmek mümkün.

Oyunlaştırma Yolculuğu

Oyunlaştırma Yolculuğu

Kendimizi bildik bileli bir oyunun içindeyiz aslında…

Bebekken ebeveynlerimizin susmamız için ellerimize verdikleri oyuncaklardan yada yemek yememiz için yaptıkları uçak geliyorlardan başlayıp, çocukken okullardaki beden eğitimi derslerindeki oynadığımız türlü türlü oyunlar ve hatta bildiğimiz matematik soruları sonrasında aldığımız motivasyon amaçlı ödül çikolataları, gençliğimizdeyse bizi ekran başına kilitleyen oyunlar ve arkasında bağımlılık yaratan kurguların derinine indiğimizde bu oyun dediğimiz olayların bizim için kişisel ve profesyonel akışlarla birbirlerine bağladığımız aslında oyunlaştırmanın ta kendisidir.

Günden güne değişen ve gelişen dünyaya adapte olmaya çocuklardan çok biz daha zor alışıyoruz. Geçmişe göz attığımızda zamanımızdaki tüm yeniliklere nasıl kolay alıştığımızdan pay biçmemiz yeterli olur.

Bu sebeple şu an ve geleceğin toplumunda olan bireylerin artık dijital dilde konuşmak dışında pek fazla seçeneği gözükmüyor.

Bu yüzden dijital dünyada tüketici olmaktan çok üretici olmamız lazım. Oyunu bile sadece tüketiyoruz. Oynuyoruz kazanıyoruz veya kaybediyoruz sonrasında bitiyor, ardından yeni bir oyun daha sonra yeni bir oyun daha…

Amacını bilmeden yaptığımız şeylerin arasına oyunlaştırmayıda eklemiş olduk.